Ana Sayfa Fethiye Fethiye Saklıkent Kanyonu: Doğanın Gizli Cenneti

Fethiye Saklıkent Kanyonu: Doğanın Gizli Cenneti

754
0
Saklıkent Kanyonu

Saklıkent Kanyonu, Fethiye’nin en etkileyici doğal oluşumlarından biridir. Toros Dağları’nın eteklerinde yer alan bu kanyon, yaz sıcağında serin suların içinde yürüyüş yapmak isteyenler için adeta bir vaha gibidir. Yaklaşık 18 kilometre uzunluğunda ve yer yer 300 metre derinliğinde olan kanyon, dev kaya blokları arasından akan buz gibi suyla doğa severleri kendine hayran bırakır. Bölge, hem doğa yürüyüşü hem de fotoğraf tutkunları için eşsiz manzaralar sunar.

Kanyon boyunca yürümek isteyen ziyaretçileri serin, zaman zaman zorlu ama bir o kadar da keyifli bir parkur bekler. Girişteki tahta köprüden sonra başlayan yürüyüş rotasında, suyun içinde ilerlemek gerekebilir. Bu nedenle uygun ayakkabı giymek şarttır. Bazı noktalarda su seviyesi diz hizasını aşarken, bazı geçişler ise kaygan kayalar arasında dikkatli bir manevra gerektirir.

Saklıkent Kanyonu aynı zamanda adrenalin arayanlar için de biçilmiş kaftandır. Kanyonun bazı bölümlerinde rafting gibi su sporları da yapılabilir. Bu da ziyaretçilere hem doğa ile iç içe olma hem de heyecan dolu anlar yaşama imkânı tanır. Rehber eşliğinde düzenlenen turlar sayesinde hem güvenlik sağlanır hem de kanyonun bilinmeyen köşeleri keşfedilebilir.

Kanyonu ziyaret etmek için en uygun dönem ise yaz aylarıdır. Çünkü bu dönemde su seviyesi düşer ve yürüyüş daha kolay hale gelir. Sabah erken saatlerde gitmek, kalabalıktan uzak ve serin bir deneyim sunar. Saklıkent, sadece Fethiye’nin değil, tüm Akdeniz’in en özel doğa harikalarından biri olarak mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alır.

Saklıkent Kanyonu Nerede ve Nasıl Gidilir?

Saklıkent Kanyonu, Muğla’nın Seydikemer ilçesinde, Fethiye merkezine yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta yer alır. Özel araçla gitmek isteyenler, Fethiye’den D400 karayolunu Antalya yönüne takip edip, Seydikemer’i geçtikten sonra Kayadibi Köyü yönündeki tabelaları izleyerek kanyona ulaşabilirler . Toplu taşıma tercih edenler için yaz aylarında Fethiye Otogarı’ndan kanyona düzenli minibüs seferleri yapılmaktadır . Ayrıca, Dalaman Havalimanı’na ulaştıktan sonra Fethiye’ye geçip, oradan minibüsle kanyona ulaşmak mümkündür.

Fethiye’den Saklıkent’e Ulaşım Seçenekleri

Fethiye’den Saklıkent Kanyonu’na ulaşmak için birkaç seçenek bulunur. Özel araçla gitmek isteyenler, Fethiye merkezinden Kayadibi Köyü yönüne yaklaşık 40 kilometre ilerleyerek kanyona ulaşabilirler. Toplu taşıma tercih edenler için Fethiye Otogarı’ndan kalkan dolmuşlar, Saklıkent’e düzenli seferler düzenlemektedir. Ayrıca, bölgedeki turizm acenteleri tarafından organize edilen günübirlik turlar da kanyona ulaşım için alternatif bir seçenektir.

Antalya’dan Saklıkent Kanyonu’na ulaşmak için özel araçla D330 karayolunu takip ederek yaklaşık 195 kilometrelik bir yolculuk yapmanız gerekir. Bu güzergâh, ortalama 2 saat 40 dakika sürer ve yol boyunca Akdeniz’in doğal manzaraları eşlik eder. ​

Dalaman’dan kanyona gitmek isteyenler için en hızlı seçenek, D400 karayolunu kullanarak Fethiye yönüne ilerlemek ve ardından Saklıkent tabelalarını takip etmektir. Yaklaşık 70 kilometrelik bu yolculuk, ortalama 1 saat 15 dakika sürer

Toplu taşıma tercih edenler için Dalaman’dan Seydikemer’e otobüsle gidip, oradan taksiyle kanyona ulaşmak mümkündür. Bu seçenek, yaklaşık 1 saat 30 dakika sürer ve maliyeti 800–1.100 TL arasındadır. ​

Her iki şehirden de Saklıkent Kanyonu’na ulaşım, doğal güzelliklerle dolu keyifli bir yolculuk sunar.

Saklıkent Kanyonu’nun Jeolojik Özellikleri

Saklıkent Kanyonu, binlerce yıl süren doğal aşındırmalar sonucunda Akdağlar’ın yamaçlarında oluşmuştur. Kanyonun derinliği bazı bölgelerde 300 metreyi bulurken, uzunluğu yaklaşık 18 kilometredir. Jeolojik olarak kalker yapısına sahip bu alanda, karstik erime ve suyun yarattığı fiziksel aşındırma en belirgin etkenlerdendir. Zemin, kireçtaşı ve alüvyonlarla kaplıdır; bu da hem suyun rengini hem de kayaların kaygan yapısını etkiler. Kanyon boyunca görülen dar geçitler ve dik yamaçlar, bölgenin jeolojik geçmişini gözler önüne serer.

Kanyonun Oluşumu ve Yapısı

Saklıkent Kanyonu, yüz binlerce yıl süren karstik erime ve Eşen Çayı’nın taşıdığı suların etkisiyle meydana gelmiştir. Bölgede hâkim olan kalker yapı, yağmur ve yer altı sularının zamanla kayaları eritip oyduğu dar geçitler ve derin yarıklarla şekillenmiştir. Bu doğal süreçler sonunda oluşan kanyon, hem görsel olarak etkileyici hem de jeolojik açıdan dikkat çekici bir yapıya sahiptir. Kanyonda yer yer mağaralar, doğal havuzlar ve dar koridorlar bulunur.

Kanyonun Uzunluğu ve Derinliği

Saklıkent Kanyonu’nun toplam uzunluğu yaklaşık 18 kilometredir, ancak ziyaretçilere açık olan kısmı 4-5 kilometrelik bir parkuru kapsar. Kanyonun derinliği ise bazı noktalarda 300 metreye kadar ulaşır. Bu derin yapı, içeri giren gün ışığını büyük ölçüde engeller ve serin bir ortam oluşturur. Özellikle yaz aylarında dışarısı sıcak olsa bile kanyon içinde serinlik hissedilir. Bu derinlik ve dar yapı, kanyonun doğa yürüyüşü ve macera severler için eşsiz bir deneyim sunmasını sağlar.

Saklıkent Milli Parkı Hakkında Bilgiler

Saklıkent Milli Parkı, 6 Haziran 1996’da milli park ilan edilmiştir. Muğla’nın Seydikemer ilçesi ile Antalya’nın Kaş ilçesi sınırları içinde yer alır ve toplam 1.643 hektarlık bir alanı kaplar. Parkın en dikkat çekici özelliği, 18 kilometre uzunluğunda ve bazı noktalarda 300 metre derinliğe ulaşan Saklıkent Kanyonu’dur. Kanyon, binlerce yıl süren su erozyonu ile oluşmuş olup, ziyaretçilere eşsiz bir doğa deneyimi sunar.

Milli park, zengin flora ve faunasıyla da dikkat çeker. Alt seviyelerde kızılçam, üst kısımlarda ise karaçam ve sedir ağaçları bulunur. Dumanlıdağ çevresinde anıt ağaç niteliğinde sedirler yer alırken, Aklar Yaylası’nda endemik bitki türleri ve siklamenler görülür. Bölge, doğa yürüyüşü, kampçılık, fotoğrafçılık ve rafting gibi çeşitli açık hava aktiviteleri için uygundur. Ayrıca, park içinde yer alan restoranlar ve dinlenme alanları, ziyaretçilere konforlu bir mola imkânı sunar.​

Park İçindeki Biyoçeşitlilik

Saklıkent Milli Parkı, zengin biyoçeşitliliğiyle dikkat çeken nadir alanlardan biridir. Alt kesimlerde kızılçam ve maki bitki örtüsü görülürken, daha yüksek rakımlarda karaçam ve sedir ağaçları baskındır. Parkta endemik bitki türlerine de rastlanır; özellikle siklamen ve çeşitli orkide türleri bu alanda doğal olarak yetişir. Fauna açısından ise yaban keçileri, tilkiler, sansarlar ve çeşitli kuş türleri burada yaşam alanı bulur. Doğal ekosistem korunarak sürdürüldüğü için, Saklıkent sadece doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda canlı çeşitliliğiyle de önemli bir doğa alanıdır.

Saklıkent Kanyonu’nda Yapılacak Aktiviteler

Saklıkent Kanyonu, doğa ve macera tutkunları için birçok aktivite sunar. Kanyon yürüyüşü, çamur banyosu, rafting ve zipline gibi etkinliklerle ziyaretçilere unutulmaz deneyimler yaşatır. Bu aktiviteler, hem fiziksel hem de zihinsel olarak yenilenme fırsatı sunar.

Kanyon yürüyüşü, Saklıkent’in en popüler etkinliklerinden biridir. Yaklaşık 4 kilometrelik yürüyüş parkuru, ziyaretçilere dar geçitler ve serin sular eşliğinde eşsiz manzaralar sunar. Yürüyüş sırasında su seviyesinin diz hizasına kadar çıkabileceği unutulmamalıdır, bu nedenle uygun ayakkabı ve kıyafet tercih edilmelidir.

Adrenalin arayanlar için rafting ve zipline gibi aktiviteler idealdir. Kanyonun serin sularında yapılan rafting, hem eğlenceli hem de güvenli bir deneyim sunar. Zipline ise kanyonun üzerinde hızlı bir geçiş yaparak manzaranın tadını çıkarmak isteyenler için mükemmel bir seçenektir.

Kanyon Yürüyüşü ve Keşif

Kanyon yürüyüşü, Saklıkent’e gelen ziyaretçilerin en çok tercih ettiği aktivitelerin başında gelir. Girişteki ahşap platformdan başlayan rota, kısa sürede dar geçitler ve buz gibi suyla dolu doğal havuzlara dönüşür. Zemin kaygan ve taşlık olduğu için dikkatli yürümek gerekir; bu nedenle suya dayanıklı ayakkabılar tercih edilmelidir. Yol boyunca kanyonun yüksek duvarları arasında ilerlemek, doğanın gücünü ve zamanın etkisini hissettiren büyüleyici bir deneyim sunar. Fotoğraf tutkunları için de pek çok etkileyici kare yakalama fırsatı vardır.

Rafting ve Macera Sporları

Saklıkent Kanyonu, macera tutkunları için rafting ve zipline gibi heyecan verici aktiviteler sunar. Kanyonun serin sularında yapılan rafting, hem eğlenceli hem de güvenli bir deneyim sunar. Zipline ise kanyonun üzerinde hızlı bir geçiş yaparak manzaranın tadını çıkarmak isteyenler için mükemmel bir seçenektir.​

Bu aktiviteler, ziyaretçilere doğayla iç içe, adrenalin dolu anlar yaşatır. Profesyonel rehberler eşliğinde gerçekleştirilen turlar sayesinde güvenlik ön planda tutulur. Rafting ve zipline gibi etkinlikler, Saklıkent Kanyonu’nu sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda sunduğu macera fırsatlarıyla da öne çıkarır.

Ziyaret İçin En Uygun Zaman ve Hazırlıklar

Saklıkent Kanyonu’nu ziyaret etmek için en uygun dönem, genellikle havaların ısındığı Nisan ile Ekim ayları arasıdır. Bu dönemde su seviyesi daha düşük olur ve yürüyüş parkuru daha güvenlidir. Yaz aylarında kanyonun içi serin olduğundan sıcaktan bunalanlar için ideal bir kaçış noktasıdır. Ziyarete gitmeden önce mutlaka suya dayanıklı ayakkabılar, yedek kıyafet ve güneş koruyucu ürünler hazırlamak gerekir. Su içinde yürüyüş yapılacağı için elektronik eşyaları korumak adına su geçirmez çanta kullanmak da önerilir.

Mevsimsel Ziyaret Tavsiyeleri

İlkbahar ayları, özellikle Nisan ve Mayıs, Saklıkent Kanyonu’nu ziyaret etmek için en sakin ve keyifli dönemlerdendir. Bu aylarda hava ılımandır, doğa yeşillenmiştir ve su seviyesi genellikle yürüyüşe elverişlidir. Kalabalıktan uzak, daha sessiz bir deneyim yaşamak isteyenler için bu dönem idealdir. Ayrıca bahar aylarında çevredeki doğa yürüyüş parkurları da canlı bir atmosfer sunar.

Yaz aylarında, özellikle Haziran’dan Ağustos’a kadar olan dönemde kanyon en yoğun ziyaretçi akınına uğrar. Dışarısı sıcak olsa da kanyon içi serin kaldığı için yaz aylarında serinlemek isteyen tatilcilerin favorisi haline gelir. Ancak bu dönemde su seviyesi bazı bölgelerde yükselebilir, bu yüzden dikkatli yürümek önemlidir. Sonbaharda ise hava hâlâ elverişli olur, ancak günler kısalmaya başladığından erken saatlerde gitmek gerekir. Kış aylarında ise su seviyesi yükseldiği için ziyaret önerilmez.

Gerekli Ekipman ve Kıyafet Önerileri

Saklıkent Kanyonu’na gitmeden önce uygun ekipman ve kıyafet hazırlığı yapmak oldukça önemlidir. Suya dayanıklı kaymaz tabanlı ayakkabılar, yürüyüş sırasında güvenlik sağlar. Sentetik ve çabuk kuruyan giysiler tercih edilmelidir; kot pantolon veya ağır kumaşlar suyu emdiği için rahatsızlık verir. Yedek kıyafet, küçük bir havlu ve su geçirmez çanta da yanınıza almanız gerekenler arasında yer alır. Güneş koruyucu krem, şapka ve gözlük gibi kişisel koruma ürünleri de güneşli günlerde faydalı olur. Telefon ve cüzdan gibi değerli eşyaları korumak için su geçirmez kılıf kullanmak, olası ıslanmalara karşı önlem sağlar.

Saklıkent Kanyonu Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Saklıkent Kanyonu, haftanın her günü 09.00 ile 19.30 saatleri arasında ziyaretçilere açıktır. 2025 yılı itibarıyla giriş ücreti yetişkinler için 40 TL, öğrenciler için ise 12 TL’dir. Müze Kart bu alanda geçerli değildir. Ayrıca, özel araçla gelen ziyaretçiler için otopark ücreti 150 TL’dir. Kanyonu ziyaret etmeden önce güncel saat ve ücret bilgilerini kontrol etmek faydalı olacaktır.​

Saklıkent Kanyonu’na Yakın Gezilecek Yerler

Saklıkent Kanyonu çevresi, doğal güzellikler ve tarihi zenginliklerle doludur. Kanyonu ziyaret ettikten sonra, yakın çevrede keşfedebileceğiniz birçok etkileyici yer bulunmaktadır.

İlk olarak, Saklıkent Kanyonu’na sadece birkaç kilometre uzaklıkta yer alan Gizlikent Şelalesi, serin suları ve doğal güzelliğiyle ziyaretçilerin ilgisini çeker. Şelaleye ulaşmak için kısa bir yürüyüş yapmanız gerekebilir, ancak bu yolculuk sonunda karşılaşacağınız manzara buna değecektir. Şelalenin çevresinde yürüyüş yapabilir, serin sularında ayaklarınızı dinlendirebilir ve doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

Tarihi mekanları keşfetmek isteyenler için Tlos Antik Kenti ideal bir duraktır. Saklıkent Kanyonu’na yaklaşık 15 kilometre mesafede bulunan bu antik kent, Likya dönemine ait kalıntılarıyla dikkat çeker. Akropol, tiyatro ve kaya mezarları gibi yapılar, tarih meraklıları için büyüleyici bir deneyim sunar.

Doğayla iç içe bir gün geçirmek isteyenler için Yakapark, Saklıkent Kanyonu’na yakın bir diğer cazibe merkezidir. Doğal su kaynakları, yeşil alanlar ve alabalık restoranlarıyla ünlü olan Yakapark, hem dinlenmek hem de lezzetli bir öğle yemeği için mükemmel bir seçenektir.

Bu bölgeler, Saklıkent Kanyonu ziyaretinizi daha da zenginleştirecek ve unutulmaz anılar biriktirmenize yardımcı olacaktır.​

Gizlikent Şelalesi

Gizlikent Şelalesi, Muğla’nın Seydikemer ilçesine bağlı Kayadibi Mahallesi’nde, Saklıkent Kanyonu’na oldukça yakın bir konumda yer alır. Şelaleye ulaşmak için yaklaşık 200 basamaklı bir merdivenden inmeniz ve ardından yaklaşık 500 metre boyunca dere yatağında yürüyerek şelaleye varmanız gerekmektedir. Yol boyunca su seviyesi genellikle bilek hizasındadır ve zemin kaygan olabileceğinden, suya dayanıklı ayakkabılar giymeniz tavsiye edilir. Şelalenin serin sularında yürümek, yaz aylarında ziyaretçilere ferahlatıcı bir deneyim sunar.​

Gizlikent Şelalesi, sadece doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda sunduğu çeşitli aktivitelerle de dikkat çeker. Ziyaretçiler, şelalenin altına girerek serinleyebilir veya çevredeki yürüyüş parkurlarında doğa yürüyüşleri yapabilirler. Ayrıca, şelale çevresinde bulunan restoran ve kafelerde yöresel lezzetlerin tadını çıkarabilir, dinlenme alanlarında günün yorgunluğunu atabilirsiniz. Şelale, doğa severler ve fotoğraf tutkunları için de eşsiz manzaralar sunar.

Tlos Antik Kenti

Tlos Antik Kenti, Muğla’nın Seydikemer ilçesi yakınlarında, Saklıkent Kanyonu’na yaklaşık 4 kilometre mesafede yer alır. Likya’nın en eski ve önemli şehirlerinden biri olan Tlos, Akdağlar’ın eteklerinde, Eşen Ovası’na hakim bir konumda kurulmuştur. Şehrin tarihi, MÖ 15. yüzyıla kadar uzanır ve Hitit kaynaklarında “Dalawa” olarak anılır. Tlos, Likya Birliği’nin altı büyük şehrinden biri olarak üç oy hakkına sahipti ve Roma döneminde “Metropolis” unvanını taşımıştır. Antik kent, Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait izler taşır.

Tlos’ta ziyaretçileri etkileyici yapılar karşılar. Akropolis, tiyatro, stadyum, Roma hamamları ve kaya mezarları, kentin zengin geçmişini yansıtır. Özellikle Bellerophon’un mezarı olarak bilinen kaya mezarı, mitolojik önemiyle dikkat çeker. Ayrıca, Osmanlı döneminde Kanlı Ali Ağa tarafından inşa edilen kale, antik yapılarla iç içe geçmiş bir görüntü sunar. Tlos, tarih ve doğanın iç içe geçtiği bir destinasyon olarak, Saklıkent Kanyonu ziyaretinizin ardından keşfedilmeye değer bir yerdir.

Önceki İçerikBodrum’da Gezilecek Yerler: Turkuaz Kıyıların En Güzel 25 Rotası
Sonraki İçerikKos Adası Gezi Rehberi: Ege’nin Karşı Kıyısındaki Yunan Cenneti
Muhammet Yıldız
Merhaba, ben Muhammet. Ege'yi Keşfet'in ardındaki göz, kalem ve meraklı ruh benim. Siz Ege'nin güzelliklerini keşfederken, size rehberlik eden o satırların arkasında benim kişisel yolculuğum var. Her şey, çocukken dinlediğim o büyülü zeytin hasadı hikayeleriyle başladı. O hikayeler, yıllar içinde beni Ege'nin tozlu yollarına, antik kentlerinin sessizliğine ve yerel pazarlarının samimi kalabalığına çekti. Bir seyyah olarak Ege'yi adımlarken, bir yandan da profesyonel şapkamla – bir SEO Uzmanı olarak – dijital dünyayı analiz ediyordum. Gördüğüm büyük bir boşluktu: Ege'nin ruhunu yansıtan, hem derinlikli hem de arandığında kolayca bulunabilen güvenilir içeriklerin eksikliği. "Ege'yi Keşfet", işte bu iki tutkuyu – keşfetme arzusunu ve doğru bilgiyi ulaştırma misyonunu – birleştirmek için kuruldu. Benim için bu platformda paylaşılan her bilgi, sadece bir "içerik" değil, aynı zamanda yaşanmış bir anının, öğrenilmiş bir detayın ve titiz bir araştırmanın ürünüdür. Evet, en yeni teknolojilerden ve yapay zekadan ilham alarak içeriklerimizi zenginleştiriyorum, ancak bir yerin ruhunu, bir lezzetin hikayesini veya bir rotanın gizemini size ancak deneyimlemiş birinin aktarabileceğine inanıyorum. Bu nedenle, her metnin son dokunuşu mutlaka benim tarafımdan, Ege'yi bizzat yaşamış birinin süzgecinden geçerek yapılır. Bu site sadece benim not defterim değil, Ege'yi seven herkesin ortak buluşma noktası olsun istiyorum. Bu keşif yolculuğunda bana katılın. Sorularınız, önerileriniz veya kendi Ege anılarınızla bu platformu birlikte zenginleştirelim. Keşif dolu günler dilerim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz